| Gripİngiltere |
|
Bana ilk ilginç gelen şey, burada herkesin gülümsemesi (az önce bir yakınını defnetmiş olsa bile. Mübalağa yapayım durumun derecesini iyice anlatabileyim diye böyle söylüyorum). Burada en sık kullanılan iki kelime: Hi! ve Sorry!. Hatta bazen ikisi bir anda kullanılıyor. Sanki herkes Sorry! demek için bir cinslik yapmaya çalışıyor. Valla ben de olur olmadık şeylere Sorry! demeye başladım. Gerçi yanında kaldığım aile gerçekten iyi insanlar en azından öncekiler gibi gülümsemeleri bana sahte gelmiyor. Ya da belki de buradaki feyk gülümsemelere ben de alışmışımdır. Herkeste bir İngiliz kibarlığı var bu doğru ama 7/24 kibar olunmaz ki arkadaş. O zaman ya durmadan gülümseyenler de ya da ülkesinde böyle güler yüze alışmamış olan ben de bir algılama sorunu var. Bizim işlerimiz hep gerilimli sizler de biliyorsunuz. En basitinden fatura yatırmaya gidiyorsun gişe görevlisinde bir karış surat. Senden bir açık bekliyor patlamak için. Ona sorsan evin kirası, elektrik, su faturası, çocuğun okul parası saymaya başlar. Kendince haklıdır. İşi maddiyata bağlar siz de dinleyince iki göz iki çeşme olursunuz. Ama aynı şartlara sahip melek gibi görevlilerde yok değil ülkemizde. O zaman sorun para da değil eğitim de. Ama bu ülke kurulduğundan beridir ekonomik olarak belli bir refah düzeyine erişemediğimiz için bizim ilk amacımız eğitim değil doymak oluyor. İnsan önce yaşamak istiyor doğal olarak. “Açım ama bak doktora diplomam var” demeyi kimse istemez. Yani şu yönetimler adam gibi kararlar alsa, memleketi parselleyip özelleştirme abası altından dışa bağımlılık sopasını göstermese de bizler de adam gibi (en azından fakirlik sınırının üstünde ve bir de araba alırken acaba her zaman benzin koyabilecek miyim diye düşünmeden) bir yaşama başlasak artık. İşte o zaman eğitim listemizde daha yukarılara çıkar. O günleri görebilecek miyiz acaba? Kim bilir… Bu arada, malumunuz “Swine Flu - Domuz Gribi” patlak verdi. O nedenle zaten domuz eti yemeyen bizler bir de bu zımbırtı çıkınca iyice diken üstünde olmaya başladık. Aslında dikkat ederseniz binlerce yıldır bu gezegende yaşayan ama grip yüzünden daha bir defa Gripin almamış, nane limon kaynatıp içmemiş hayvanlar aleminin bazı üyelerinde burun akıntısı, geniz yanması ve akabinde ölümler görülmeye başlandı. Şimdi bu garip duruma biri çıkar da mikroplar evrim geçiriyor o nedenle böyle oluyor derse gülerim. Tıp ilerledikçe tedavisi bulunan hastalıklar artıyor ama dikkat ederseniz daha bela şeyler çıkıyor. Özellikle DNA’nın şifresi çözüldükten sonra böyle olaylar artmaya başladı bu kısma dikkat ediniz. Yıllar geçtikçe tıptaki ilerlemeler artıkça hastalıklardan kurtulmamız ve hatta ömrümüzün uzaması beklenir. Ama basit bir soru sorarsınız kendinize; “öyle olsa Dünya’da bilmem kaç trilyon dolarlık ilaç sektörü ve onların müdavimleri ne yapar? O ilaç fabrikalarının sahipleri artık vitamin satıp evine beyaz peynir ekmek götürecek değil ya” ya da “artık savaşlar cephelerde değil biyolojik yapılıyor. O nedenle böyle bir biyolojik silah üzerinde mi çalışıyorlar acep?!” dersiniz ve iyi de edersiniz. Hedefi 12’den vurur neden gün geçtikçe garip hastalıkların çıktığını ve insanlık var oldukça da çıkmaya devam edeceğini anlarsınız. Merak etmeyiniz, tedavisi olmayan bir hastalık çıkmaz. Ama siz siz olun hastalık ilk çıktığında ölümlere neden olacak o ilk dalgadan kendinizi koruyun. Şirketler ilaç satışları artsın diye biraz ölüm olmasını ister sonra sürer piyasaya ilacı toplar nevaleyi. Biz de gazetelerde “ilaç bulundu” haberini okur sanki sonradan bulundu zannederiz. Buradaki insanlar ilaç biz de var endişelenecek bir şey yok diyorlar. Umarım doğrudur. Ah! bu insanoğlu ve onun açgözlülüğü. Gezegenimizi yavaş yavaş yaşanması imkansız bir hale getiriyoruz. Kuş gribi, Kırım Kongo Kanamalı zamazingosu ve domuz gribinden sonra yakında orta yaş inek bunalımı (dellenen ineğiniz size saldırıp sizi öldürebilir), koyun meme kanseri (onun etini yerseniz siz de kanser olabilirsiniz), tavuk psikopatlığı (bir kaçı jiletçi olabilir aman dikkat. Bali bile çeker bunlar kümes köşelerinde. Al alabilirsen artık yumurtaları) gibi alakaya maydanoz hastalıklar çıkacak. Öyle absürt espriler yaptığıma bakmayın. İnsan sağlığını hiçe sayan bu kodamanlara ve ülkesini adam gibi yönetmeyen (domuz gribinden en çok onlar korkar. Nedenini sormayın.) o insanlara bizler bir hastalık geliştirip bulaştırmalıyız. Mesela “adam gibi adam olma hastalığı”, ya da “memleketini sevme hastalığı”. Onlar için bunlar birer hastalık. Eğer vücutlarında bu hastalıktan olduğunu anlarlarsa hemen kurtulmak isterler. Siyasilerden bahsetmeden bir yazı yazamıyorum. Çünkü direksiyon onların ellerinde. Aslında amacım sadece buradaki izlenimlerimi yazmaktı ama tutamadım yine kendimi. "Bundan sonraki yazılarımın bazılarında da yine buralardan bahsetmek istiyorum." Kendinize iyi bakın. Grip inşallah oralara gelmez. Aman! Dikkatli olun. Kalın sağlıcakla… Sevgi ve saygılarımla, Selçuk TOPAL Yazının Detayı için TıklayıN www.liderkaradeniz.com |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Eynesil Canlı |
| Kemençe Dinle |
| Fotoğraf Galerisi |
| Röportajlar |
| Reklam |
| Site Haritası |
| Künye |
| Videolar |
| Festival İstiyoruz |
| Eynesil |
| Web Tasarımı |
| Kemence İzle |
| Kemence Dinle |
| espriler.Net |
| trabzon 2011 |
| Liderkaradeniz |
Aytekin Karabektaş |
![]() |
Özgür Kemal |
![]() |
Tolga İhsan Gül |
![]() |
Selçuk Topal |
![]() |
Erdinç Güdük |
![]() |
Serdar Güdük |
![]() |
Yakup Mürtezaoğlu |
![]() |
Mehmet Yılmaz |
![]() |
Yorumlar
Son cümleniz öyle güzel olmuş ki anlatamam. malum kampanyanın meyvelerini işte bugün topluyoruz. o olaydan sonra hala o kişiye ve ailesine televizyonlarda boy boy rol biçen insanlar işte bu ülkenin genetik kodunu satan, şimdi ağzıma alamayacağım o sıfatı taşıyan ruhsuz et yığınlarıdır. tarihe bakın biz hep neden kaybetmişiz biliyor musunuz, şu yumuşak kalbimizden. birine kan mı gerekiyor ölmek üzere mi hiç düşünmeden sorgulamadan hemen veririz kanımızı. artık iyice düşünelim. evet düşmüşe yardım edelim ama dikkat edelim gerçekten düştü mü yoksa kendini yere mi attı! Alıntı
Günümüzde biyolojik savaşlar elbette vardır,olacaktı rda…Sars virüsünün "Çin Ekonomisi" üzerindeki etkilerini bir düşünelim…Biyoloji k genlerin şifresinin çözülmesi,berab erinde bazı virüslerin üretiminide sağlamıştır…Devamlı domuz eti yiyen milletlerin genetik yapısında bir biçim bozulmasıda olabileceğinden domuz gribinin neyle bağlantılı olabileceği tartışılabilir…Ama bir aralar Dr Oktar Babuna için düzenlenen ilik nakli için uygun kişi arama temalı kampanya sırasında biz Türklerden alınan kan örneklerinin ne ile bağlantılı olduğuda tartışılır hani… Alıntı
oyle ilk kez gittin bi yerde kendi milletinden insan olmasi tabiki iyi.
hollandanin hangi sehrine gidiceksiniz bilmiyorum ama emin olun buyuk sehirlerde hic yabancilik cekmessiniz cok turk var:)
analizinizi bekliyorum
kolay gelsin basarilar… Alıntı
Saygılar… Alıntı
son olarak direksiyon insanlarin elindeydi ama malesef yine yanlis tarafa park ettiler.
yaziniz guzel elinize saglik
(belki cumle kurusum iyi olmaya bilir, anlarsiniz insallah:)
saygilar… Alıntı
Adapte olmak bir yabanci ulkede cok zor, ama siz sansliymisiniz turklerin cok oldugu bir yerde fazla yabancilik cekmessiniz herhalde. Ama cok turkun oldugu yerde de insan ister istemez turkce konusur, bence o dil gelistirme acisindan fazla avantajli olmuyo. Alıntı