Domuz Gribi Fos Çıktı [YENİ] - Eynesil ve Karadeniz'in Genç Vizyonu
Click on the slide!

Eynesil Horon Ekibi Taksimde

Eynesil Horon Ekibi Taksimde yine Çoştu ..İşte O görüntüler ..

Eynesil Horon Ekibi Taksimde yine Çoştu ..İşte O görüntüler var gaJsHost = (("https:" == document.location.protocol) ? "https://ssl." : "http://www."); document.write(unescape("%3Cscript…

Devamı...
Click on the slide!

İşte Horon İşte Eynesil Erdal Güvendi Full Horon

Haberler >> eynesil

Bu yıl birincisi düzenlenen Eynesil Goz helvası Festivali oldukca hareketli gec. Gecenin gec saatlerine kadar eynesilde Horon devam etti. Festivale katılan sanatcılar söyledikleri türkülerle halkı çosturdular . Bu sanatçılardan biride Yöremizin sevilen sesi Erdal Güvendi ydi ...İşte festival aksamından görüntüler durmak bilmeyen horon ..izleyin!!

Bu yıl birincisi düzenlenen Eynesil Goz helvası Festivali oldukca hareketli gec. Gecenin gec saatlerine kadar eynesilde Horon devam etti. Festivale…

Devamı...
Click on the slide!

Yazarlarımız İngiltere de Buluştu

Bournemouth’da 5 Çayı… Yer: İngiltere/Bournemouth Tarih:24 Nisan 2009 Dil eğitimi için geldiğim Bournemouth’ da Yakup’a rastlamak gerçekten güzel oldu. Ne de olsa Yakup, bir yılı aşkın süredir burada.

Bournemouth’da 5 Çayı… Yer: İngiltere/Bournemouth Tarih:24 Nisan 2009 Dil eğitimi için geldiğim Bournemouth’ da…

Devamı...
Frontpage Slideshow (version 2.0.0) - Copyright © 2006-2008 by JoomlaWorks

Ömür & Ayrancı


Sabri ile Mahmut


Selcuk & Yakup


Uydu görünüm


Eynesil Uydu

Domuz Gribi Fos Çıktı [YENİ]
Üye Değerlendirme: / 4
Kötüİyi 

Hatırlarsanız bundan aylar önceki yazımda (İki Yalan:Ermeni ve Domuz) domuz gribi denilen hastalığın ilaç şirketleri tarafından şişirme olduğunu söylemiştim. Gelecekteki en büyük tehlikenin böyle ilaç şirketleri olacağını, insan sağlığını hiç umursamadıklarını amacın sadece para kazanmak olduğunu ve genellikle böyle “son moda” hastalıkların

Ortadoğu ve Rusya ülkelerinde pilot bölge olarak denendiğini söylemiştim. Geçtiğimiz günlerde insanlar domuz gribinin aslında ilaç firmaları tarafından ortaya çıkarılmış bir palavra olduğunu tartışmaya başladılar.
 
Yöntem hep aynıdır. İlaç firmaları önce birkaç paracı bilim adamıyla tüm dünyaya bu yalanı yutturmaya çalışır. Ayrıca söylediklerinin adeta birer kanıtı olarak bazı ülkelere bu hastalığı yayar ve bakarsınız ki “bilim adamları” doğru şeyler söylüyor. Böyle ilaç şirketlerinin en büyük müşterileri ülkeler haliyle hükümetlerdir. Biz de açıklananlara göre “2 milyarcık” (eski sayıyla 2 katrilyon) liramızı bu ilaca yatırmışız. Ben domuz gribine özel bir aşı olmadım. Okuduğum kadarıyla yan etkileri yararından fazlaymış. Üstelik birçok Avrupa ülkesi çözümü bitkisel yollarda aradı. Durumu normal bir grip gibi değerlendirdi yani. Ayrıca son dönemlerde çıkan garip “griplere” karşı da her zaman kuşkuluyum. Çünkü büyük ihtimalle arkasından bir ilaç şirketi ya da bir ülke çıkıveriyor. Ülkeler artık biyolojik silah denemesi yapıyor. Hem de bunu bir devlet politikası bir çeşit savunma stratejisi olarak görüyorlar. Bu da gayet doğal çünkü artık savaşlar eskideki gibi “delikanlı” olmuyor.
 
Geçen akşam ana haber bültenlerinin birinden öğrendiğim kadarıyla cumhurbaşkanımız da domuz gribi olmuş ve ne yapmış biliyor musunuz? Normal grip tedavisinde ne yapılıyorsa onu yapmış ve kısa sürede iyileşmiş. Madem bu öyle abartıldığı kadar ölümcül bir hastalık değildi (ki ben dahil bazı insanlar avazımız çıktığı kadar bağırdık), normal bir gribe karşı nasıl kendinizi koruyorsanız bunu yapmanız yeterliydi de neden milyonlarca halka bu aşıyı yaptınız!?
 
Ayrıca bizler antibiyotik bağımlısı bir memlekette yaşıyoruz. Örneğin İngiltere’de hastalandığınız zaman doktor size hemen antibiyotiği dayamaz! Avrupa’nın birçok ülkesinde zararlarından dolayı tavsiye edilmeyen antibiyotik bizim doktorların vazgeçilmezlerinden. Öksürüyor musunuz buyurun antibiyotik! Aksırıyor musunuz buyurun antibiyotik! Sanki Hipokrat yemininin bir kenarında “sıkışırsanız antibiyotiği dayayın gitsin” yazıyor. Bizim ülkemizde antibiyotik aspirin gibi satılıyor. Ayrıca her sene aspirinin farklı bir yararı hakkında haber çıkıp duruyor. Ne acayip ilaçmış bu böyle. Kendi kendine kendini yenileyip oturduğu yerden her hastalığa çare buluveriyor. Bu da inandırıcı değil. Tamamen reklam amaçlı bir saçmalık olduğunu düşünüyorum. Bildiğim ve kesin olan bir şey kalp ve damar sorunu çekenlere doktor tarafında çocuk aspirini önerildiği. Kanı sulandırıp akışını kolaylaştırıyormuş. Neyse efsane aspirin hünerlerini anlatmak bir ansiklopedi tutar. Avrupa’da örneğin siz grip olduğunuz zaman doktor size meyve öneriyor gidin dinlenin spor yapın temiz hava alın bir şeyiniz kalmaz diyor. Ve kalmıyor da! Burada ise daha siz derdinizi anlatmadan doktor antibiyotiği reçeteye yazıveriyor. Sanki antibiyotik başına komisyon alıyorlar. Bir antibiyotik manyaklığı almış başını gidiyor. Tabii sözüm her hekime değil. Bu konuda duyarlı hekimlere saygımız sonsuz.
 
Tabii ki griplere karşı kendimizi korumalıyız. Önlemimizi almalıyız ama devlet olarak da öyle her yaygaraya bu milleti kobay olarak kullanmanın alemi yok. Hatırlarsanız geçen yıllarda Oktar Babuna diye biri çıktı. “Aman ölüyorum yetişin ben kanserim” dedi ve bizim iyiliksever vatandaşlarımız kan bağışı için stadyumları doldurdu. Ama sonra ne oldu. Ben iyileştim deyiverdi. Sanki kanser olmadı da ayağını burktu. Nasıl bir kanserdi acaba “sinir kanserimi!” birkaç klasik müzik dinledi de geçiverdi herhalde! O değil de bu durumlar böyle insanlar beni sinirden kanser ediyor! Peki bizim kanlar yani DNA’lara ne oldu. Gitti yurtdışına kaçtı. Genetik kod gitti yani. Sonra ne oldu koyun gribi, kuş gribi, domuz gribi çıktı. Peki nerede patlak verdi bu hastalık? Nerede birçok insan öldü? Burada bu coğrafyada! Sözüm ona 3. Dünya ülkelerinin olduğu, aslında bilimin doğduğu Avrupalıya medeniyetin öğretildiği bu topraklarda!  Ah bir milletvekili gribi çıkmadı. Asıl ben onu dört gözle bekliyorum!
 
Anlatmaya çalıştığım bizler duygusal insanlarız. Olaylara kuşkulu yaklaşmıyoruz. Biri bir yaygara çıkardı mı inanıveriyoruz. Gerçekler kuşku ile ortaya çıkar. Kuşkulanacaksınız, araştıracaksınız, sorup soruşturacaksınız. Artık bilginin bir tık kadar uzak olduğu şu yüzyılda dünyanın her yerinde durum nedir bakacaksınız. Ondan sonra kesin bir karara varıp konu hakkındaki görüşünüzü belirleyeceksiniz.
 
Domuz gribi için harcanan paralara şimdiden geçmiş olsun. Vatandaşın verdiği vergilerin bir kısmı da oraya gitmiş oldu. Olsun yeni bir şey değil vergilerin çarçur edilmesi. İnşallah bundan sonra daha akıllı oluruz. Ayrıca umarım domuz gribi aşısı olanlar ileride bir sorunla karşılaşmaz.
 
Ayrıca: İsraillilerin geçen günlerde yaptığı terbiyesizliği hepimiz biliyoruz. Ancak böyle dolaylı örtülü yollarla bize hakaret etme cüretini gösterebilirler. Yüzümüze söylemek biraz “sıkar”. Ama biz adamın yüzüne söyleriz ne gerekiyorsa. 60 yıl önce başta Amerika ve Avrupa’nın parçala-yönet siyasetiyle kurulan ve artık Filistinli öldürmeyi günlük hobi haline getirmiş olan kana susamış İsrail kim oluyor da tarihi 6000 yıl öncesine dayanan Türk ırkına saygısızlık yapabiliyor. Önce tarihine bak İsrail bir defter yaprağı tutmaz! Tarihimiz altında ezilir kalırsın! Ben dışişleri bakanımızın yerinde olsaydım İsrail Türkiye büyükelçisini makamıma değil sokağa çağırırdım konuşmak için. Ben arabamda 20 km hızla giderken onun arkamdan koşturmasını sağlardım bir görüşme yapabilmek için. Bu mizansen içinde yapardım ikili görüşmeyi ve pek de eğlenceli ve aynı zamanda suratlarına sağlam bir şamar atmış olurdum.
 
Herkese sağlıklı bir yeni yıl ve “ilginç isimli” hastalıkların olmadığı bir dünya diliyorum.
 
 
Saygılarımla,
 

Yorumlar 

 
#2 Tan Yağmur 2010-03-24 11:55 ÖNCELERİ DELİ DANA,DÜN TAVUK,BUGÜN DOMUZ,YA YARIN…?
Milyonlarca ünite domuz gribi aşısını ithal edipte,ellerind e kalmalarına yol açanlar hani,nerdeler?Tamamen bir araştırma konusu olması gereken bir durumken,hiç bir şey olmamış gibi herkes tarafından unutulması ne kadar acı…Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedirtmem diyenler,domuz gribi aşılarına verilen boşu boşuna paralara diyecek birşey bulamadığından mı susuyorlar?İstifa kurumu bilmem ki niçindir?Sağlık bakanımıza birilerinin bunu hatırlatması gerekmez mi?Deli danaların,Kenel erin,tavuk ve domuz griplerinin ve benzerlerinin bir oyun olduğunu,labora tuvarlarda yapay olarak üretildiğini,am açlananların çok farklı olduğunu bu topluma birileri detaylı bir şekilde ne zaman anlatacak? Bence işte ASIL AÇILIM bu…
Alıntı
 
 
#1 ahmet kurt 2010-01-28 16:13 bu saglik konusu herseyin basinda geliyor. sonucta saglik kurumu gerekeni soluyor ve bakanliklari ona gore harekete geciriyor. ilac alimalri ve tedavi yontemleri bakanliktan dagiliyor. her;ey onlarin izniyle oluyor. suclu bulacaksaniz o kuruma odaklanin hesabi ona sorun… insanlari kandiran da onlar iyilestirende onlar… Alıntı
 

Yorum ekle


< Önceki   Sonraki >
 

Kemençe Dinle

Kemençe Dinle

Fıkra Dinle

Işıl Petrol

Sponsor Bağlantıları

Domain Powered by  MyPagerank.Net



Zirve100 En iyi


RSS Akışları



Eynesil Trabzon2011 ishakli.com TürkeliAjans.Net LiderKaradeniz