Absürd Yarışmalar Tarihimiz - Eynesil ve Karadeniz'in Genç Vizyonu
Click on the slide!

Eynesil Horon Ekibi Taksimde

Eynesil Horon Ekibi Taksimde yine Çoştu ..İşte O görüntüler ..

Eynesil Horon Ekibi Taksimde yine Çoştu ..İşte O görüntüler var gaJsHost = (("https:" == document.location.protocol) ? "https://ssl." : "http://www."); document.write(unescape("%3Cscript…

Devamı...
Click on the slide!

İşte Horon İşte Eynesil Erdal Güvendi Full Horon

Haberler >> eynesil

Bu yıl birincisi düzenlenen Eynesil Goz helvası Festivali oldukca hareketli gec. Gecenin gec saatlerine kadar eynesilde Horon devam etti. Festivale katılan sanatcılar söyledikleri türkülerle halkı çosturdular . Bu sanatçılardan biride Yöremizin sevilen sesi Erdal Güvendi ydi ...İşte festival aksamından görüntüler durmak bilmeyen horon ..izleyin!!

Bu yıl birincisi düzenlenen Eynesil Goz helvası Festivali oldukca hareketli gec. Gecenin gec saatlerine kadar eynesilde Horon devam etti. Festivale…

Devamı...
Click on the slide!

Yazarlarımız İngiltere de Buluştu

Bournemouth’da 5 Çayı… Yer: İngiltere/Bournemouth Tarih:24 Nisan 2009 Dil eğitimi için geldiğim Bournemouth’ da Yakup’a rastlamak gerçekten güzel oldu. Ne de olsa Yakup, bir yılı aşkın süredir burada.

Bournemouth’da 5 Çayı… Yer: İngiltere/Bournemouth Tarih:24 Nisan 2009 Dil eğitimi için geldiğim Bournemouth’ da…

Devamı...
Frontpage Slideshow (version 2.0.0) - Copyright © 2006-2008 by JoomlaWorks

Ömür & Ayrancı


Sabri ile Mahmut


Selcuk & Yakup


Uydu görünüm


Eynesil Uydu

Absürd Yarışmalar Tarihimiz
Üye Değerlendirme: / 1
Kötüİyi 

Bu yazıyı sabahın 7’sinde Ankara/Kızılay’dan yazıyorum. Bir görüşmem var onu beklerken parmak egzersizi yapayım dedim. Kaç zamandır Türk televizyonları izleyemediğim için geçen akşam fırsat bulunca izledim ve dayanamadım başlık bu olsun istedim. Konumuz yarışmalarımız.

Birçoğunuzun bildiği gibi Star TV’de “Süperstar Aile” diye bir yarışma programı var. Biliyorsunuz bizim TV yapımcılarımız artık sosyal tabakanın hangi kısmını “süper” yapacağını şaşırmış durumda. “Aileler Yarışıyor” dan sonra bu ikinci aileye dayalı yarışma. Gerçi o yarışma ayrı bir kabustu. Adam bilmem kaç yüz kelime ezberlemiş ya da kibrit çöpünden neredeyse nükleer santral yapacak tam bitmeye yakın ses gelmeye başlıyordu. “Son 30 saniye!” Bu sesle irkilen aile reisinden havalanan yusufçuklar yüzünden ezber bozuluyor nükleer santral de sızıntı meydana geliyordu. Çok stresliydi çok. Sesi de özellikle kalın seçmişler. Normal zamanda o sese sahip biri yanınıza gelip “merhaba!” dese “abi bir daha yapmicam kurbanın olayım!” dersiniz. TV’de aileyi oluşturan bireyler teker teker süper yapıldı aslında. “Biri Bizi Röntlüyor Kanımca” evinde anneler ve babalar meşhur oldu, “Gelin&Kaynana” ile devam etti (bence Damat&Kayınpeder diye de program yapılmalı). Sonra yerli malı yurdun malı demedik yurtdışından gelin ihraç ettik ve evde çıkan “ridiculous” kavgalardan sonra Avrupa’ya da rezil kepaze olduk. Sonra sanırım bir kanalda da Süper Baba (dizi ile karıştırmayın)diye bir yarışma programı vardı. Orada da babalar çocuklarıyla beraber yarışıyordu. Bunun dışında bildiğiniz gibi çocuk şarkı yarışması başladı bile. Gördüğünüz gibi çekirdek ailenin tüm bireyleri (anne, baba ve çocuk) süper star oldu. Herhalde bizim yapımcılar düşünmüş taşınmış “yahu herkes ayrı ayrı süper oldu gelin bir de toplu yapalım…” demişler ve bunda karar kılmışlar. Bence bu burada bitmez. Bir ev için olabilecek her şey yapıldı gibi görünüyor ama belki “Manyak Baldız” ya da “Baldız Baldan Tatlı mıdır?” (konuya hakim uzman psikologlar ve toplum bilimciler eşliğinde. Biliyorsunuz biz de bu işlere uzman çok.) diye programlar yapılabilir. Ya da şu daha güzel “Terminatör Kaynana”. Bu yarışmanın her hafta söylenebilecek klasik cümlesi de hazır; “Bakalım bu hafta Terminatörün gazabına hangi gelin adayı dayanıp umutlarını gelecek haftaya taşıyacak ve bizden emaye çelik tencere tabak çanak takımı kazanacak…”. Ya da sıra yan komşuda olabilir. “Süper Komşu” ya da “Çılgın Apartman”, “Über Kapıcı” veya çıtayı genişletirsek “Siteler Yarışıyor”, “Mahalleler Savaşı” vb. Örnekleri çoğaltmak mümkün.  
Kanal1 ekranlarında Mucizeler Gecesi diye bir program vardı hatırlarsanız. Gerçi bence onun adı Mucizeler değil de “Ucubeler Gecesi” olsa daha iyi olurdu. Bir yabancının o stüdyoya gelip de yediği birkaç tabak kuru fasulyeden sonra konukların (sözüm ona ünlülerin) suratına doğru malum tarafını döndürüp içten gelen bir ilhamla tüm nota perdelerini hatim etmesi hala hatırımdadır. Ama ben adama gülmüyordum tabii ki. Suratına doğru yellenildiği halde buna gülümsemeyle karşılık veren o “ünlülere” gülüyordum. Ne yani normal bir zamanda, mesela onlardan birini İstiklal’de yakalasam ve “bakın ben daha tiz, kürdili hicazkar makamından, klasik batı girizgahlı biraz hafif meşrep çalıyorum” deyip başlasam serenada sizce ne yaparlar? Tabii ki ritim tutup gülmezler kavga çıkar cinayet sebebi olur vallahi. Yani, bu “kamera” çok etkili bir şey bence. Onun karşısında herkes sanki biraz daha cüretkar oluveriyor. O programa bizden de katılan oldu. Onlar genelde tabak, çanak, çömlek ya da eklembacaklı bir hayvan yiyordu. Yani ilginç olmak için ekran karşısında yenmedik tek şey kaldı ama ben en iyisi amonyağı bol o şeyden bahsetmemeyim.
Kutu Açmaca yarışmasında 3’ün 1’ini alanlar bile anne oğul program yapıyor. Yakında sadece birinci derece akrabalar değil bence kayınlar da programa başlayacak. Mesela “Kayın&Kaynana” olsa süper olur hem bakın ne de kafiyeli oldu. Ben kayın kelimesiyle ilk kez ilkokulda tanıştım. O da coğrafya sayesinde oldu. Türkiye’deki belli başlı ağaç türleri kayın, gürgen, palamut… Ben o zamanlar bilmiyorum tabii kayının diğer anlamını, bildiğin ağaç, kütük sanıyorum.
Bakalım bundan sonra bizleri nasıl programlar bekliyor. Tırsmıyor değilim. Umarım sırf eğlendirmek için ya da sırf reyting olsun diye yapılan programlarla karşı karşıya kalmayız. Umarım gençler daha fazla düşünülür de onlara uygun programlar yapılır. Mesela dizi senaryolarında aldatmak normal bir şeymiş, adam öldürmek o kadar kolaymış ve güldürmek de bir o kadar basitmiş gibi gösterilmez. Biliyorum çok şey umuyorum ama ne yapayım içim elvermiyor…
Yazımı bitirmeden yaşadığım yer Gebze’den de bahsetmek istiyorum. Maşallah Gebze belediyesi adeta bir köstebek gibi çalışıyor. Yine her tarafta yol kazısı var. Bence belediye kimseye çaktırmadan define arıyor. Aksi halde bir senede 3 defa aynı yeri kazmanın mantığı ne olabilir. Şehrin göbeği köstebek habitatına dönmüş durumda. Yoldan karşıya geçmek için ceylan gibi sıçramanız gerekiyor. Az önce yaklaşık yirmi dakika yağmur yağdı ama bu bile şehir merkezinin Türkiye Göller Yöresi’ne dönmesine yetti. Yani bir yirmi dakika daha yağsa Venedik’e dönecek sokaklar. Ha bir de tabela var. Kocaeli belediyesinin malum sloganı; “Çalışınca Oluyor…”. Yes, I agree with them. Evet insan isterse kaş yapayım derken göz çıkartabiliyor ve sokaklarda patates tarlasına dönüyor (daha çok hasattan sonraki hali). Anyway, bu kadar “complaint” yeter sanırım…
 
Sevgi ve Saygılar
Selçuk TOPAL
 

Yorumlar 

 
#2 selçuk topal 2009-08-02 02:12 aslında böyle yaparak anavatanında okuyan bir öğrenciden en basit bir işe bile girmek istediğinde bile "ingilizcen var mı" diye sorulmasını alaya almak istedim sadece. evet herkes yabancı dil bilmeli bunun kötü bir yanı yok ama yabancı dili olmadan da insan iyi bir işte çalışabilmeli. ülkemizde bu iş çok abartılı hatta dayatma boyutunda. buna bir gönderme yapmaktı amacım. değişen ve globalleşen dünyada ingilizce şart diyen sesleri şimdiden duyuyorum ama anlamıyorum biz neden abartıyoruz bu konuyu.

yorumunuza ve sağ duyunuza teşekkürler. size kesinlikle katılıyorum.

Saygılar…
Alıntı
 
 
#1 melek 2009-08-01 14:07 yazı güzel ama ingilizce kelimeler ve cümleler kullanmanız hoş olmamış. Alıntı
 

Yorum ekle


< Önceki   Sonraki >
 

Kemençe Dinle

Kemençe Dinle

Fıkra Dinle

Işıl Petrol

Sponsor Bağlantıları

Domain Powered by  MyPagerank.Net



Zirve100 En iyi


RSS Akışları



Eynesil Trabzon2011 ishakli.com TürkeliAjans.Net LiderKaradeniz